|
Ümraniye Belediyesi, Marmara İlahiyat Fakültesi ve İslami Araştırmalar
Vakfı'nın ortaklaşa düzenlediği bir sempozyumla büyük İslam düşünürü
Gazzâlî vefatının 900. yılında anılıyor.
Bugün başlayan sempozyumu üç gün süreceği belirtildi. Sempozyuma
Türkiye’den 36, dünyanın çeşitli ülkelerinden ise 14 akademisyen
konuşmacı olarak katılıyor. Sempozyum 7-9 Ekim tarihleri arasında, Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Selçuklu coğrafyasının önemli merkezlerinden Tûs’ta 450 (m. 1058)
yılında dünyaya gelen Ebû Hâmid Muhammed el-Gazzâlî, İslâm ilim ve
düşünce geleneğine çok yönlü ilgisi ve entelektüel birikimi ile ciddî
katkılarda bulunan bir âlimdir.
Çeşitli merkezlerde ilmî faaliyetlerde bulunduktan sonra memleketi
Tûs’ta 505 (m. 1111) yılında vefât eden Gazzâlî, ardında pek çok eser ve
güncelliğini hâlâ muhafaza eden büyük bir ilmî miras bırakmıştır.
GAZZALİ TÜM YÖNLERİYLE TARTIŞILACAK
Dinî düşünce ile felsefe arasında irtibat kurması ve bu iki düşünceyi de
tahlil ve tenkide tâbi tutması; kelâmın felsefeyle buluşması sürecinde
öncü rol oynaması; fıkıh usûlündeki çalışmalarıyla dinî ilimleri ilke
düzeyinde sistematik bir yapıya kavuşturması; metodoloji sorununu
mantıkla, ahlâk sorununu ise tasavvufla çözmeye çalışması ve İslâm
toplumunda dindarlık algısının belirleyici bir unsuru olması bakımından
Gazzâlî, ilim ve düşünce tarihimizde nev-i şahsına münhasır bir
mütefekkirdir.
Çok yönlülüğü ve fikrî derinliğinden ötürü Gazzâlî yüzyılımızda İslâm
dünyası ve Batı’da çeşitli açılardan farklı düzeylerde pek çok akademik
çalışmaya konu olmaktadır.
İslâm ilim geleneğinde sistematik düşüncenin gelişimine ve yeniden
yorumlanmasına katkıda bulunan Gazzâlî’yi vefâtının 900. yıldönümünde
konunun uzmanları arasında tartışmaya açmak ve bu vesileyle onun daha
iyi anlaşılıp anlatılmasını sağlamak arzusuyla Marmara Üniversitesi
İlâhiyat Fakültesi’nce uluslararası bir sempozyum düzenlenecektir.
Bu sempozyumda genel anlamda Gazzâlî’nin biyografisi, entelektüel
kimliği, yaşadığı dönemin ilmî, siyâsî ve kültürel açıdan
değerlendirilmesi; onun tefsîr, hadîs, kelâm, fıkıh, fıkıh usûlü,
tasavvuf, felsefe, mantık ve ahlâk gibi disiplinlere olan katkıları;
eserlerinin otantikliği, içeriği ve özgünlüğü; kendisine yöneltilen
geleneksel ve çağdaş tepkiler; düşünce sisteminin etkileri ve günümüze
yansımaları ele alınacaktır.
50 AKADEMİK TEBLİĞ SUNULACAK
Sempozyuma tebliğle katılmak isteyen bilim adamlarının iştirakini
sağlamak üzere sempozyum konusu ve alt başlıkları internette ilân
edilerek talepler toplandı ve fakültede tespit edilen bilim kurulunca
600’ün üzerinde tebliğ teklifi değerlendirilip içlerinden bir konu
bütünlüğü oluşturacak şekilde 50 tebliğ seçildi ve bu tebliğleri
hazırlayacak ilim adamlarıyla gerekli yazışmalar yapılarak konuşmacı
listesi oluşturuldu.
|