|
Özel bir televizyon kanalındaki programa katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, "demokratik özerklik" tartışmalarına son noktayı koydu.
Başbakan’a, referanduma yönelik olarak BDP’nin Güneydoğu’da bölge halkına yaptığı boykot çağrısı hatırlatılarak, 3 Eylül’de Diyarbakır’da yapacağı mitingde, bu boykotu kıracak yeni bir açılımın olup olmadığı soruldu.
Başbakan Erdoğan, kendilerinden yapamayacaklarının istenildiğini belirterek:
"Ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız. Dolayısıyla yapamayacaklarımızı da tabi ki dile getireceğiz." diye konuştu.
"Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet" Başbakan Erdoğan gelen bir soru üzerine şöyle konuştu: "Biz Türkiye’de bayrağımızın yanında bir ikinci bayrağı istemeyiz. Böyle bir şeyi dalgalandıramayız. Çünkü bu bayrakla beraber benim Kürt kökenli kardeşim de Türk kökenli kardeşim de kucak kucağa mücadeleyi verdiler. Oradaki kan onların müşterek kanıdır. Oradaki hilal oradaki yıldız onların müştereğidir. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağı böyle oluştu. Çanakkale’deki şehitliği dolaştığımız zaman, orada biz Van’dan da görüyoruz, Hakkari’den de görüyoruz. Ama öbür tarafta Edirne’den de görüyoruz, Sinop’tan Adana’dan da görüyoruz. Hepsi beraber gelmişler o mücadeleyi vermişler. Dolayısıyla biz her zaman dediğimiz gibi, tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet diyeceğiz."
"Terör Örgütüyle Masaya Oturup Görüşmeyiz" Başbakan, terör örgütünün eylemsizlik kararı ve buna bağlı olarak hükümetin ya da devletin terörist başı ile irtibat kurduğu yönündeki iddialara da açıklık getirdi.
"Biz siyasi iradeyiz, siyasi iktidarız. Biz siyasi iktidar olarak, siyasi hükümet olarak hiçbir zaman bir terör örgütüyle veya temsilcileriyle masaya oturup görüşme yapmayız. Böyle bir şeyimiz bizim asla olmamıştır, yoktur, olamaz da. Şu veya bu şekilde çeşitli kurumlarıyla bu tür bazı münasebetler gerekirse devlet onu kendisi yapar. Burada bunu birbirine karıştırmamak gerekir. Mesela, devletin istihbarat kurumu vardır. Bu bir istihbari görevdir. Bu istihbari görev de nedir, bazı kilitleri açmak içindir, çözmek içindir. Bunları yapar ama hiçbir zaman siyasi irade kalkıp da muhatap alıp masaya asla oturmaz, böyle bir şey olamaz. Dünyanın neresinde olursa olsun, istihbarat örgütlerinin görevi de nedir, ağırlıklı olarak zaten bu tür görevlerdir. Bunları yaparlar. Bunu yaparken de niçin yaparlar, bir çözüm kilidi açmak için yaparlar. Kalkıp da burada muhalefetin söylediği gibi benim arkadaşlarımın veyahut siyasi iradenin görüşmeler yaptığı, masaya oturduğu yani bu, ağır konuştum ama bu bir şerefsizliktir. Böyle bir şeyi kimse bize yıkamaz. Böyle bir şeyi ne ben, ne arkadaşlarım, ne benim bilgim dahilinde siyasi iradeden hiçbir kimse bugüne kadar yapmamıştır, yapamaz.’’
Başbakan’dan Muhalefete, "İşçi Memur Farkını Ortadan Kaldıralım" Çağrısı... Başbakan Erdoğan, Anayasa değişikliğine "evet" gerekçelerini anlatırken, muhalefete de işbirliği çağrısında bulundu:
"Gelin biz Türkiye’de çalışanlar olarak işçi ve memur farkını ortadan kaldıralım, bunları birleştirelim. Ve kendilerine grev hakkını da hep birlikte verelim. Aynen batıda olduğu gibi işçi memur ayrımı olmasın, çalışanlar diyelim."
|