|
Üniversitelerin 2010 yılı kontenjanları, kontenjan planlaması yaparken Türkiye’deki istihdam koşullarını pek de dikkate almadıklarını ortaya koydu. Üniversiteler mevcut mezunlar arasında işsizlik oranı en fazla olan alanlarda bile yüksek oranlı kontenjan artışlarına gittiler.
Buna karşın istihdam oranının en yüksek, işsizlik oranının en düşük olduğu alanlardaki kontenjan artışları çok daha sınırlı düzeyde kaldı. Bilimsel araştırmaları ile hayata yön vermesi beklenen üniversitelerin, kendi planlamalarını hayatın gerçeklerinden kopuk yapmaları ekonomik ve sosyal hayat açısından önemli bir çelişki oluşturuyor.
MÜHENDİSLİK GÖZDE AMA İŞSİZLİK YÜKSEK
Üniversite yerleştirme puanlarına göre öğrenci alan lisans programlarını kapsayan hesaplamaya göre oransal olarak en yüksek kontenjan artışı sanat eğitimi veren programlarda gerçekleşti. Bu alanda kontenjanlar %59.8 arttı. Oysa TÜİK’in gençlerin istihdamına ilişkin istatistiklerine göre, 15-34 yaş grubunda mezun olduğu okula göre istihdam oranının en düşük olduğu alan sanat. TÜİK’in verilerine göre sanat eğitimi alan mezunların ancak %54’ünün bir işi var ve mezunların %46’sı boşta geziyor.
Sanat alanında eğitim veren üniversite bölümlerindeki yüksek kontenjan artışı, geçen yıl ilk yerleştirmede kontenjanların %10.5’i boş kalmış olmasına rağmen bu sene de gerçekleşti. Yüksek kontenjan artışının hem yüksek işsizliğe hem de kontenjanların tam olarak dolmamasına rağmen yapılması, çelişkiyi daha katmerli hale getiriyor.
ÇARPIKLIK TEMEL BÖLÜMLER İÇİN DE GEÇERLİ
Sorun sadece sanat dallarıyla sınırlı değil. İşletme ve yönetim gibi toplam kontenjan içinde %21.3 ile en yüksek paya sahip alanda da aynı çarpıklık bulunuyor. TÜİK’in araştırmasına göre bu alanda genç mezunlar arasındaki istihdam oranı %63. Yani genç mezunların %37’si boşta. Buna karşın üniversiteler, bu alandaki kontenjanlarını %18.8 oranında artırdılar. Kontenjanlarındaki toplam artışın %22.4’ü bu alandaki artıştan kaynaklandı.
Geçen yıl bu alandaki kontenjanların %8.8’i ilk yerleştirmede boş kalmıştı. %44.5 ile en yüksek ikinci kontenjan artışının olduğu Sosyal bilimler ve davranış bilimleri alanında da boşta gezenlerin oranı %31.5’i geçiyor. Mühendislik ve bilgisayar gibi en gözde alanlarda da durum pek farklı değil.
Mühendislik dallarından mezun olanların %22.4’ü bir işte çalışmıyor durumdayken, bu alandaki kontenjan artışı %22.4 ile ortalamanın üzerinde.
Mezunlarının %35.6’sı boşta gezen bilgisayar alanındaki kontenjan artışı ise %19.5. Geçen yıl mühendislik kontenjanlarının %6.9’u, bilgisayar bölümlerinin kontenjanlarının ise %26.5’i boş kalmıştı.
İşsizi az olan alanlarda kontenjan artışı düşük
İşsizi yüksek alanlarda kontenjan artışları yüksek tutulurken, işsizlik oranının en düşük olduğu alanlarda kontenjan artışları ortalamanın çok altında kaldı. En düşük oranlı kontenjan artışı, istihdam oranının en yüksek olduğu alanlardan birisi olan veterinerlikte gerçekleşti.
Türkiye’de bir meslek eğitimi almış olan gençler arasında boşta gezenlerin oranı %31 iken, genç veterinerler arasında çalışmayanların oranı %13.3 düzeyinde.
Üniversitelerin lisans programlarında genel kontenjan artışı %17.7 iken, veterinerlikteki kontenjan artışı sadece %7.7 oldu.
HUKUKTA ARTIŞ % 11.5’TE KALDI
Üstelik veterinerlik, hukuk ile birlikte geçen yıl kontenjanların tamamının dolduğu nadir alanlardan birisi idi. Hukuk, istihdam oranının en yüksek, boşta gezenlerin oranının ise en düşük olduğu meslek grubunu oluşturuyor. Hukuk mezunları arasında bir işte çalışmayanlarn oranı %10.9 ile genel ortalamanın 20 puan altında bulunuyor. Buna karşın hukuk alanındaki kontenjan artışı %11.5 ile yüksek işsizliğe sahip alanların çok gerisinde kaldı.
Bir işe sahip olmayan mezunların oranı %12.4 ile en düşük ikinci sırada yer alan sağlıkta da kontenjan artışı %14.9 ile ortalamanın altında kaldı.
TEK UYUMLU ALAN TARIM
İşsizlik oranı yüksek olan ve buna uygun olarak kontenjan artışının da düşük kaldığı tek alan ise tarım oldu. Tarım alanında işi olmayanların oranı %35.4, kontenjan artışı ise %8.5 oldu.
|